Başkent Üniversitesi Ana Sayfa Hakkımızda Etkinlikler İletişim
Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ

GÜZEL SANATLAR TASARIM VE MİMARLIK FAKÜLTESİ ve KÜLTÜR VE SANAT ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

2008 Bilimsel Araştırmalar Sempozyumu II Özetleri

Kaunos Tiyatro Çeşmesi

Kaunos Tiyatro Çeşmesi tiyatro analemma duvarı örgüsü içinde yer alan 11.80 x 3.15 metre boyutunda ve tek kemerli büyük bir nişin içine inşa edilmiştir. 10.60 x 6 metre ölçülerindeki Çeşme Binası, PI formunda in antis bir yapıdır. Planı ve özellikle de işlevsel sistemine yönelik tasarımı dikkate alındığında, bilinen Çeşme Binaları içinde çok özel bir yere oturmaktadır. Zamanında kentin yukarı terasındaki insan trafiğine hizmet etmiş olan Çeşme'nin yapım tarihi konusunda bugün için ancak olası bir tahmin yürütülebilmektedir: Geç Klasik Dönem.

Cengiz Işık
Başkent Üniversitesi
Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi

Hitit Kültüründe Kullanılan 'Çift Kişilik Anadolu Lir'nin Organolojik Yönden Analizinin Önemi

Bütün bir Anadolu ve onunla ilişki halindeki çeşitli uygarlıkların müzik birikimi ile hayatının pek çok detayına baktığımızda şimdiye dek hiçbir bulgu ve kaynakta böylesine açıkça görülmeyen özellikler içeren bir özel Lir dikkatimizi çeker. Söz konusu bu lir, çok telli ve iki kişi tarafından çalınan, çalanların yetkin olmasını gerekli kılan bir çalgıdır, akortlu ve teknik olarak belli bir düzen içermektedir. Bu Lir'den ortaya çıkan seslerin  anlaşılabilmesi ancak organolojik açıdan yapılacak bir analiz ile mümkündür. Bildiride, bugüne dek bu çalgının yeninden inşası üzerine yürüttüğümüz analiz çalışmalarımız hakkında bilgiler aktarılacaktır.

Lütfü Erol
Başkent Üniversitesi
Devlet Konservatuvarı

 

İç Mimarlık Çevre ve Sanayi

Sanayinin getirdiği yenilikler, değişim, yeni malzeme olanakları, hızlı ve ekonomik
üretim benzeri olgular gereksinimlerin artması ile tasarım ve oluşum anlayışının
değişimine sebeb olmuş, aynı zamanda insanın yaşam biçimi önemli ölçüde etkilenmiştir.
Bu bağlamda sunulan bildiride teknolojik gelişmeler sonucu sanayinin
iç mekan ve yakın çevrede sağladığı olanaklar tüm boyutları ile saptanacak ve
irdelenecek sebeb sonuç anlayışı ölçeğinde senteze ulaşılacaktır. Sanayi, iç mekan,
çevrenin tasarım ve oluşumda karşılıklı etkileşimde bilimsel ve sanatsal formatlardan
yararlanacaktır.Aynı zamanda anılan konulardaki tasarım otoritelerinin görüş ve
önerilerine yer verilecektir. 

Ayhan Azzem Aydınöz
Başkent Üniversitesi
İç Mimari ve Çevre Tasarımı Bölümü

 

Geç Antik Çağda Troia/Ilion ve Troad Bölgesi

19. yüzyılda  Schliemann tarafindan yapılan kazılardan bu yana antik Ilion araştırmacıların odak noktası haline gelmiştir. Yakın zamana kadar araştırmacılarin büyük bir kısmı kentin Bronz Çağı kültürleriyle ilgilenmiştir, bu nedenle bölgenin geç antik çağdaki yaşamı ve yapılanması ancak son  yirmi yıldır yürütülen kazılarla gün ışığına çıkmıştır. Geç antik çağda (İS 350-500) Ilion ve çevresinde yaşama ilişkin yeni veriler bu dönem kazılarıyla şekillenmiş, bir kısmı yayına hazırlanmıştır.  Kentte geç antik çağ buluntuları Agora, Aşağı Şehir, ve Höyük'ün tepesinde, Athena tapınağı yanında ve Aşağı Şehir'de ele geçmiştir. Evlerin inşa edildiği her bir insulae (ada-parsel) ölçülerinde ortaya çıkmıştır. Libanius'un Suriyeli aristokrat ailelerin yaşamı ile ilgili aktardığı bilgilere tezat olarak, Troad bölgesi aileler veya yaşam şekillerine ilgi yazılı bir kaynak henüz ele geçmemiştir. Ilion'un Aşağı Şehir kazılarında Geç Antik çağ yaşantısına ilişkin bilgiler numismatik bilgilerle ortaya çıkmış, böylelikle şehrin 4. ve 5.yüzyıllarda artan bir verimliliğe sahip olduğu; inşa edilen yeni yapılarda mimari süslemelerin (duvar resimleri, mimari kabartmalar) belli bir refah seviyesini sergilediği görülmüş, bu görüş masa servisleri ve içilen şaraplarla da desteklenmiştir. Bu sunumda Aşağı Şehir'de kazılmış bazı alanlardan (D20, H17) gün ışığına çıkarılmış mimari buluntular yanı sıra ev yaşantısına ilişkin arkeolojik bulgular ve bunların tarihsel değerleri sunulacaktır. Ayrıca Troad bölgesinde son yıllarda ele geçmiş yüzey araştırması bulgularıyla yerleşimlerin birbirleriyle olan ilişkileri, deniz aşırı ticaretle olan bağları, iç bölgede kalan küçük yerleşimlerin rolleri, ticaret yolları ile bağlantıları da Tabula Peutingeriana tanımlanırdan yola çıkılarak önerilecektir.

Billur Tekkök
Başkent Üniversitesi
Görsel Sanatlar Grafik Tasarım Bölümü

"Sanal Müze"nin İletişimi

Bu çalışmanın konusu Başkent Üniversitesi ve Sualtı Araştırmaları Derneği'nin birlikte yürütmekte olduğu TÜBİTAK 107 K 133 no'lu Türkiye Sualtı Kültür Mirası Sanal Müzesi Kaş Arkeopark Pilot Projesi'nin iletişim planlamasıdır. Proje, Türkiye'deki sualtı kültür mirasına katkıda bulunmak için öncelikle envanterlenmesini sağlamak, sualtı kültür mirasını görünür kılmak, sualtı arkeolojisi ve deniz tarihi ile ilgili bilgi paylaşımını gerçekleştirmek ve böylelikle kamuoyunda sualtına dikkat çekebilme amacını taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda projenin iletişim planı da "kamuoyuna" projenin duyurulmasını sağlamak ve son aşamada hazırlanan sanal müzenin varlığından haberdar etmek üzerine kurulmuştur. 
Bu çalışma, bir projenin başlangıcından son aşamasına kadar iletişim planının nasıl hazırlandığını, yürütüldüğünü, kimlere hangi araçlarla ulaşılmaya çalışıldığını "Türkiye Sualtı Kültür Mirası Sanal Müzesi Kaş Arkeopark Pilot Projesi"  üzerinden aktarmakta ve bu aktarıma Swot analizi, basın bülteni, medya ilişkileri, publicity ve reklam gibi kavramlar eşlik etmektedir. Her iletişim planlaması "ürünün" özelliklerine göre biçimlenen bir doğaya sahipse de bu çalışma iletişim planlamasının nasıl olabileceğine dair bir projeksiyonu amaçlamaktadır.

G. Senem Gençtürk Hızal
Başkent Üniversitesi
İletişim Fakültesi

 

Sanat Eğitimi ve Endüstri Estetiği

Sanat eğitimi, insanın genel eğitimi içerisinde önemli bir yere sahiptir. Yaygın biçimde düşünüldüğü gibi, sanat eğitimi yalnızca yeteneklilerin eğitimi için bir "lüks" değil, herkes için gerekli bir kişilik eğitimidir. Burada sanat eğitiminden amaçlanan, sanatçı yetiştirmeye yönelik eğitim değil, bireyin sanat yoluyla eğitimi, yani kişinin estetik eğitimidir.
Sanat eğitimi insanın yaratıcı güçlerini ortaya çıkarmasına yardımcı olacak şartları hazırlayan ve bireyin kişilik kazanmasını amaçlayan bir etkinliktir.
Suut Kemal Yetkin, "Sanat eğitimi bir çeşit ahlak eğitimidir" diyerek, insanın yetişmesinde, kişiliğinin olumlu yönde gelişebilmesinde sanat eğitiminin ne kadar önemli olduğunu ifade eder.

Adnan Tepecik
Başkent Üniversitesi
Görsel Sanatlar Grafik Tasarım Bölümü

 

Anadolu'da Tarih Boyunca Mersin Ağacı

Mersin Ağacı (Murt), Akdeniz florasının karakteristik bir temsilcisidir. 1-3 m boyunda aromatik bir çalıdır. Hoş kokulu beyaz çiçekleri Mayıs ve Ağustos ayları arasında görülür. Yenilebilen mavi-siyah meyveleri yazın olgunlaşır. Murtantik çağlarda, Afrodit'in kutsal bitkisiydi ve o dönemde aşkın sembolü haline geldi. Aphrodit tapınımlarında yer almasının dışında, çeşitli kutlamalarda ve hıristiyanlıkta da dini uygulamalarda karşımıza çıkmaktadır. Bitkinin sürekli yeşil olması, ölüm karşısında yaşamın gücünü de temsil etmesine neden olmuş ve mezarların önemli bir süsleyici malzemesi durumuna gelmiştir. Ölümsüzlükle ilgili bu bağlantının günümüzde de halen sürdüğünün kanıtı, Batı Anadolu'daki köy mezarlıklarında bulunan üstleri murt dalları ile kaplı mezarlardır.

Çiğgem Gençler Güray
Başkent Üniversitesi
Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi

 

19.Yüzyıl sonu ve 20.inci Yüzyıl Başı Müze Envanter Kayıtlarından  Öğrendiklerimiz

Osmanlı İmparatorluğu döneminde 19 yüzyıl sonunda başlayan müze düzenlemeleri kapsamında tutulan defterlerin dört tanesi Aya İrini de toplanan koleksiyonunun içerisinde bulunan İslam Eserlerinin listelerini içerir. Fransızca olarak envanter kayıtları tutulmuş bu eser listelerinden, toplanma biçimleri ve eserlerin nitelikleri hakkında ilginç bilgiler elde edilmektedir. Bir dönemim kültürel yapısı ve eser toplama kriterleri hakkında bilgi edindiğimiz bu defterler müze tarihi bakımından önemli belgelerdir.

Filiz Yenişehirlioğlu
Başkent Üniversitesi
Görsel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü

 

Machinima  

Bilgisayar teknolojilerinin ilerlemesiyle gelişen bilgisayar grafiği ve üç boyutlu animasyon uygulamaları, yeni oyun motorları ve kullanıcının yönlendirebildiği ve yapılandırdığı senaryolarla birlikte, sanal ortamda yeni bir canlandırma tekniğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda oldukça yeni bir dijital sanat formu olarak da karşımıza çıkan "Machinima" kavramı bu konferansın konusunu oluşturmaktadır.

Murat Devrim Atılgan
Başkent Üniversitesi
Görsel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü

 

Ölü Doğa: Kasap Dükkanı Sahnelerinden Yeni Dünyanın İkonları Parçalanmış İnek ve Koyunlara

Sanat tarihinde bir resim türü olarak karşımıza çıkan natürmort, Fransızca Nature morte ölü doğa anlamına gelen tanımlamadan Türkçeye geçmiştir. Natürmort olarak bir türü tanımlaması ve kullanılmaya başlanması, ortaya çıkışı erken tarihler olsa da 17. yy. Hollanda'sında görülmektedir. Kasap dükkânı sahneleri yani ölü hayvanlar on altıncı yüzyıldan günümüze kadarki tarihsel süreçte gerek üslupsal olarak gerekse yapılış amacı değişime uğramış ve yeni sunum olanakları ile benzetilen yerine "simule hayvanlar" (gerçekmiş gibi) müzelere salınmıştır. Damien Hirst, on yedinci yüzyıl Kasap Dükkânı Sahneleri'nin, iki üç sahne içinde gerçekliğin yansıtılması şeklindeki orijinal kimliğini değiştiren iyi örneklerden biridir. O'nun hayvanları duvardaki yerlerinden fırlamış müzelerin orta yerlerine öylece uzanıvermiş, salt hayvan ölülerine dönüşmüş halleriyle natürmortun günümüz sanatınında geldiği noktaya işaret ederler.

Sevil Dolmacı
Başkent Üniversitesi
Görsel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü

 

Kapadokya, Ortaköy-Aziz Georgios Kilisesi

 Kapadokya bölgesinde önemli bir yerleşim olan Güzelöz'ün (Mavrucan) güneyinde yer alan Ortaköy'de bir Bizans kilisesi olan Georgios kilisesi bir manastır kuruluşunun parçasıdır.
Trikonchos planlı kilise, sadece mimarisiyle değil duvar resimleriyle de önemlidir. Kilisede bulunan mezarlar duvar resimlerinin tarihlemelerine ilişkin veriler sunar. Mezarlara ait kitabelerde geçen 1293 tarihinin duvar resimleriyle ilişkisi açık olmamasına karşın, duvar resimlerinin üslupsal özellikleri, resim programının seçimi ve ikonografik özellikler Georgios kilisesinin resimlerinin 13. yüzyıl olduğunu kanıtlar. Bölgede çalışan ilk araştırmacılardan biri olan G. de Jerphanion 1293 tarihini terminus ante quem olarak verir. Bunun yanı sıra bölgeyle ilgili pek çok araştırmacının yayınlarında Georgios kilisesi yer almaktadır. Kapadokya'nın 13. yüzyıl resim programları arasında oldukça önemli olan kilisenin resim programında, Meryem'in Doğumu, Meryem'in Tapınağa Takdimi, Koimesis gibi Meryem sahnelerinin yanı sıra, Doğum, Kralların Tapınması, İsa'nın Tapınağa Takdimi, Vaftiz, Lazarus'un Dirilişi, Metamorfosis, Kudüs'e Giriş, Çarmıh, Kadınlar Mezar Başında, Anastasis gibi İsa'nın yaşamından sahneler yer alır. Bunun yanı sıra Aziz Georgios'un yaşamına ait bölgede ender görülen az sahneli bir Georgios siklusu bulunmaktadır. 

Nilüfer Peker
Başkent Üniversitesi
Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi

 

Renklerin Yaşama ve Sağlığa Yansıması

Renk insan varolduğundan beri, insan yaşamına enerjisiyle giren;kişisel zevk ve tercihlerle yaşamın, kültürün, hastalığın ve sağlığın yani aslında insanın varolduğu her ortamda bilimsel verilere de dayanarak varlığını, etkisini, gücünü ispatlamış, sanatta olduğu kadar psikolojide de tedavi ve teşhiste yer kazanmış önemli bir olgudur.

Burcu Arıcı
Başkent Üniversitesi
Görsel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü

 

"Kaunos Tuzlası-Sal Caunitis 2008 Yılı Çalışmaları; Jeofizik Destekli Arkeolojik Araştırmalar"

Kaunos Tuzlası antik kaynaklardan ve epigrafik belgelerden varlığı bilinen ünlü Kaunos Tuzu'nun, sal caunitis, üretildiği alan olup Anadolu'da arkeolojik kalıntıları bilinen ilk antik tuzladır. 2005 yılından itibaren araştırmaların devam ettiği alanda, 2008 yılında Tübitak projesi kapsamında multidisipliner bir yaklaşımla yeni araştırma yöntemleri uygulanmıştır. Konuşma halen devam eden bu çalışmanın en erken sonuçlarını içermektedir.

Sema ATİK
Başkent Üniversitesi
Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu

Güzel Sanatlar Fakülteleri ve Web Siteleri

Hayatımıza girmeye başlayan teknolojik gelişmelere paralel bir biçimde dünyada olduğu gibi ülkemizde de internet kullanımı yaygınlaşarak, neredeyse her evde kullanılmaya başlanmıştır. İnternet kullanımı ilk olarak üniversitelerde başlamış, bilim adına geliştirilen bu araçların zaman içerisinde kullanımı yaygınlaşmıştır. İnternet kullanımının bu denli çoğalması görsel tasarımla ilgili problemleri de beraberinde getirmiştir. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, bilinçsiz ve grafik tasarım bilgisi olmayan kişiler tarafından tasarlanan web siteleri internette büyük bir görsel kirlilik oluşturmaktadır. Bu görsel kirlilik, gelişmiş toplumlarda çok önemli bir yer tutan üniversitelerin web sitelerinde de sıkça görülmektedir. Güzel sanatlar fakültelerinin web sitelerinin bu konuya daha çok özen göstermesi beklenirken, bunun aksine en problemli web siteleri olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bununla birlikte, yalnızca görsel olarak değil içerik sorunlarının da karşılaşıldığı güzel sanatlar web siteleri, öğrenci adaylarını, öğrencileri ve sanatla ilgilenen tüm bireyleri kısacası toplumu bilgilendirmesi/yönlendirmesi gerekirken, amacından uzak bir konumda internet ortamında kullanıcılara sunulmaktadır. Sempozyum kapsamında "Güzel Sanatlar Fakülteleri ve Web Siteleri" konu başlığı altında bu problemler irdelenecek, çözüm önerileri aranacaktır.

İnanç İlisulu
Başkent Üniversitesi
Görsel Sanatlar Grafik Tasarım Bölümü


Başkent Üniversitesi, Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi
Eskişehir Yolu 20. km. Bağlıca Kampusu  06810 ANKARA